Topluluğumuzun bir parçası olmak için hemen ücretsiz hesabını oluştur! Giriş yaptığında, kendi konularını ve gönderilerini ekleyerek siteye katkıda bulunabilir, ayrıca özel gelen kutun aracılığıyla diğer üyelerle bağlantı kurabilirsin. 📌
Güncel olmayan bir tarayıcı kullanıyorsunuz. Bu web sitesini veya diğer web sitelerini doğru şekilde göstermeyebilir. Yükseltmeli veya bir alternatif tarayıcı kullanmalısınız..
Sabahın erken saatlerinde o minik fidelerini alıp bahçeye çıkıyorsun. Ellerinde bir umut, içini kıpır kıpır eden bir heves var. İşte o an, violden toprağa geçişin büyülü seremonisi başlıyor. Ama ne oluyor? Her şeyin kusursuz gitmesini beklerken, bir bakıyorsun ki fidelerin boynunu bükmüş...
Tohumları toprağa ektiğinizde her zaman bir umut vardır. Peki, kaç tohumdan kaç fide çıkar dersiniz? İşte burası biraz belirsiz. Çimlenme yüzdesi denilen bir şey var, ama herkesin başına gelmiştir, bazen tohumlar inadına çıkmaz. İnsanın aklına "Bu tohumlar neden çimlenmiyor?" sorusu düşer. Kimi...
Tohum ekmek meseleleri... Kimine göre bir bilim, kimine göre bir sanat. Herkesin bir fikri var ama çoğu zaman bu işin doğasını hissetmek gerekiyor. Peki, hangi ayda hangi tohum ekilmeli? Bu soru, bir çiftçinin kafasında sürekli döner durur. Bölgeden bölgeye değişir bu işler. Antalya'da ekilen...
Salatalık yetiştirmek istiyorsun ama nasıl başlayacağını bilmiyorsun. Tohumu doğrudan bahçeye mi ekmelisin yoksa viyolde mi başlatmalısın? Vallahi ikisinin de artıları var. Bahçeye ekersen işin kolay, toprağı biraz kaz, tohumu at, suyunu ver, gerisini doğaya bırak. Ama ya tutmazsa? İşte risk...
Abi ya, her gün saksılara bakıp duruyorsun, değil mi? Domates tohumları ne zaman çıkacak diye meraktan çatlıyorsun. 15 gün geçti, ama hala ses seda yok. Bir de üstüne "Acaba öldüler mi?" diye düşünüp duruyorsun. Tohumların çıkması ne kadar sürebilir ki? Bazen bu işler sabır işi, aceleye gelmez...
Bir sabah uyandınız, boğazınızda hafif bir gıcıklanma var. Hemen mutfağa gidip bal ve zencefil karışımını hazırlamaya koyuluyorsunuz. Asırlardır süregelen bu ikili, pek çoğunun ilk başvurduğu doğal ilaçlardan biri. Zencefilin hafif acılığı balın tatlılığıyla birleştiğinde, adeta bir şifa iksiri...
Plastik mi ahşap mı? İkisi de kürek, ikisi de iş görüyor ama hangisi daha dost ellerimize? İnsanın eli, nasır tutar mı plastik sapta? Ahşap saplar, doğanın bir parçası gibi... Sanki daha yumuşak, daha nazik. Ama işte, her şey göründüğü gibi değil. Plastik saplı kürekler, hafif ama bazen de...
Bir sabah uyandınız ve saksıdaki bitkilerinize göz atarken alt komşunuzun bir önceki gün kapınıza gelip "Abi ya, yine sulamışsınız ama tavanım leş gibi oldu!" dediği aklınıza geldi. Sulama işi, özellikle apartmanda, ince bir iş. Bir de bu işin püf noktalarını bilmek var. Mesela, saksıların...
Tarhana denince akla ilk ne gelir? Kışın soğuk günlerinde içimizi ısıtan, lezzetiyle damakta iz bırakan o geleneksel çorba. Her ne kadar her yörenin kendine has bir tarhana tarifi olsa da, aslında hepsi bir şekilde aynı sıcak duyguları uyandırıyor. Peki, hangi yöre daha güzel yapıyor bu...
Abi ya, biberleri kuruttun ama sonuç hüsran oldu, değil mi? Küf denen o inatçı şey çıktı başına. Peki, nerede yanlış yaptın dersin? İşte buradayız, beraberce bir göz atalım.
Kurutma işleminde nem, en büyük düşmanın olabilir. Hava yeterince kuru değilse, biberler de kurumaz. O zaman ne mi...
Meyve ağaçları... Dallarını göğe uzatan bu sessiz öğretmenler, bize sabrı ve doğal döngüleri anlatır. Ama bazen, ne kadar beklesek de, o dallarda meyve görmek mümkün olmaz. Peki, neden? İşte bu noktada, budama hataları devreye girer. Düşünsenize, bir ressamın fırçasını yanlış kullandığını...
Hidroponik seraların sessiz kahramanı, marul, toprağın olmadığı bir dünyada kök salıyor. Topraktan yoksun bir varoluş, garip değil mi? Ama işte bu dünyada, her şeyin dengesi ince bir ip üzerinde yürüyor. Ah, o dengenin bir ucu kalsiyum, diğer ucu ise buharlaşma... Marulun yaprakları, suyun ve...
Fidenin boyu uzayıp gitmiş... Ama bir gariplik var! Rengi solgun, gövdesi incecik. Etiyolasyon dedikleri bu muymuş? İnsanın aklına hemen şu soru geliveriyor: "Bu cılız fidelerle ne yapacağız şimdi?" Bahçeye çıkıp, toprağı kazarken, aklınızda tek bir şey var: Gövdeyi toprağa göm, büyüsün gitsin...
Bir sonbahar sabahı, Ahmet Bey bahçesinde dolaşırken burnuna gelen o yoğun kokuya anlam veremedi. Hani o, ne tatlı ne de ekşi, tam arasında bir yerlerde dolanan koku. "Bu da neyin nesi?" diye düşündü kendi kendine. Kompost yığınına doğru attı adımlarını. Geçen ay itinayla istiflediği yığının...
Ah, atalık tohumlar... Her bahar mevsimi geldiğinde, eski zamanlarda köylerde elden ele dolaşan o sihirli küçük paketler akla gelir. Bir düşünün, dedelerimizin ninesinin bahçesinde yetişen domatesin tadını unutan var mı? İşte bu yüzden, tohumların kaydı, meyve şekli ve renginin belgelenmesi...
Kış geldi mi toprak da biraz nefes almalı diyoruz ya, işte tam da bu yüzden örtü bitkisi ekmek harika bir fikirdir. Düşünsene, toprak öylece boş boş duruyor. Üzerine bir şey ekmediğinde, yağmur suyu akıp gidiyor, besinler kayboluyor. Örtü bitkisi, işte bu noktada tam bir kahraman gibi devreye...
Hidroponik tarımın büyülü dünyasına adım atarken, bir çiftçinin en yakın dostu nedir, hiç düşündünüz mü? Elbette ki pompa! Her şey bu küçük ama güçlü cihazın debiyi ve basıncı nasıl ayarladığına bağlı. Bir düşünün, bir pompa seçerken nelere dikkat etmeli? Debi mi daha önemli, yoksa basınç mı...
Köyün yolunu tutup dağ tepe demeden otların peşine düşmek, hele bir de köklerine erişmek var ya, işte o bambaşka bir macera. Bizler, doğanın cömertliğine şükreden o sabırlı elleriz. Meyan kökü dediğimiz, toprağın altında saklanan şeker gibi bir hazine. Nasıl çıkarılır peki? İyi bir kazma, sağlam...
Kış ayları yaklaşırken birçok evde hummalı bir hazırlık başlar: Tarhana yapmak. Herkesin bildiği ve sevdiği bu geleneksel çorba, ihtiyacımız olan tüm besinleri bir araya getirir. Ama işin sırrı sadece malzemelerinde değil, aynı zamanda mayalanma süresi ve yoğurt oranında gizli. Peki, bu iki...
Bir zamanlar, bahçesinde geçirdiği saatlerle huzur bulan biri vardı. Her mevsim, doğanın ritmine ayak uydurmak onun için bir yaşam biçimiydi. Bir gün, elinde budama testeresiyle yaşlı bir ağacın altında dururken, testerelerin diş yapısını düşündü. Acaba, yaş dalları keserken mi daha etkiliydi...