Metin Tekin
Fide
Puanları
1
Çözümler
0
- #1
Konu Sahibi
: Metin Tekin
Bir zamanlar, Anadolu'nun bereketli topraklarının bir köşesinde, yaşlı bir çiftçi dedemizin elinde minik bir tohum vardı. Bu tohum, belki de yüzlerce yıl önce dedesinin dedesinin tarlasında ekilmişti. "Ah be evlat," derdi, "bu tohumlar bizim, bizim olanı korumak lazım." O zamanlar, bu sözler bir kulağımızdan girip ötekinden çıkardı. Ama şimdi, bu tohumların aslında birer hazine olduğunu anlamak...
Peki ya yerli tohumlar, ne kadar kıymetli? Bir düşünün, kendi iklimimize, toprağımıza alışkın, dışarıdan gelen hastalıklara karşı daha dirençli. Üstelik, tadı da bir başka. Market raflarında dizilmiş, birbirinin aynısı gibi görünen sebzelerle kıyaslanamaz. Dedem hep derdi, "Evladım, domates dediğin böyle kokar."
Ama neden sürdürülebilir tarım? İnsan doğaya ne kadar müdahale ederse, o kadar çok zarar görüyor. Yerli tohum, bu dengeyi korumak için bir anahtar. Çevre dostu, kimyasal kullanımı az, bir de toprağın yapısına uygun. Daha ne olsun? Bunu öğrendiğinde insan, içinden "Vallahi doğruymuş" diyor.
Bir gün, tohumların hikayelerini dinlerken, düşündüm. Acaba bu tohumlar konuşabilseydi, bize neler anlatırdı? Belki de toprağın altındaki mis kokulu anılarından, rüzgarla dans eden yapraklarından bahsederlerdi. Kim bilir, belki de bizden çok daha fazla hikayeleri vardır...
Bazen düşünüyorum; yerli tohumlar, kültürümüzün bir parçası değil mi? Yüzyıllardır aynı topraklarda, aynı gökyüzü altında var olmuşlar. Onları korumak, geçmişimize sahip çıkmak gibi. Bir nevi tarihe tanıklık etmek. Dedem, "Tohumun kıymetini bil" derdi. Bunu şimdi daha iyi anlıyorum.
Eğer bir gün yolunuz Anadolu'nun bir köyüne düşerse, bahçelerdeki o doğal güzelliklere dikkat edin. Belki de dedemin hatırası olan o tohumlardan biriyle tanışırsınız. Ve o an, bu satırların neden yazıldığını daha iyi anlarsınız. Çünkü gerçek hikaye, orada, toprağın altında yatıyor...
=== ZORUNLU:
Peki ya yerli tohumlar, ne kadar kıymetli? Bir düşünün, kendi iklimimize, toprağımıza alışkın, dışarıdan gelen hastalıklara karşı daha dirençli. Üstelik, tadı da bir başka. Market raflarında dizilmiş, birbirinin aynısı gibi görünen sebzelerle kıyaslanamaz. Dedem hep derdi, "Evladım, domates dediğin böyle kokar."
Ama neden sürdürülebilir tarım? İnsan doğaya ne kadar müdahale ederse, o kadar çok zarar görüyor. Yerli tohum, bu dengeyi korumak için bir anahtar. Çevre dostu, kimyasal kullanımı az, bir de toprağın yapısına uygun. Daha ne olsun? Bunu öğrendiğinde insan, içinden "Vallahi doğruymuş" diyor.
Bir gün, tohumların hikayelerini dinlerken, düşündüm. Acaba bu tohumlar konuşabilseydi, bize neler anlatırdı? Belki de toprağın altındaki mis kokulu anılarından, rüzgarla dans eden yapraklarından bahsederlerdi. Kim bilir, belki de bizden çok daha fazla hikayeleri vardır...
Bazen düşünüyorum; yerli tohumlar, kültürümüzün bir parçası değil mi? Yüzyıllardır aynı topraklarda, aynı gökyüzü altında var olmuşlar. Onları korumak, geçmişimize sahip çıkmak gibi. Bir nevi tarihe tanıklık etmek. Dedem, "Tohumun kıymetini bil" derdi. Bunu şimdi daha iyi anlıyorum.
Eğer bir gün yolunuz Anadolu'nun bir köyüne düşerse, bahçelerdeki o doğal güzelliklere dikkat edin. Belki de dedemin hatırası olan o tohumlardan biriyle tanışırsınız. Ve o an, bu satırların neden yazıldığını daha iyi anlarsınız. Çünkü gerçek hikaye, orada, toprağın altında yatıyor...
=== ZORUNLU:
Benzer Konular
-
Yerli Tohum Paylaşımı Neden Önemli?
Metin Tekin · · Cevaplar: 0
-
Yerli Tohum Paylaşım Ağı Nasıl Kurulur?
Engin Parlaklar · · Cevaplar: 0
-
Yerli Tohum Koruma Dernekleri
Metin Tekin · · Cevaplar: 0
-
Yerli Tohumların Geleceği
esin44 · · Cevaplar: 0
-
Yerli Tohum ile Hibrit Tohum Farkı
tohum fatma · · Cevaplar: 0