Puanları
43
Çözümler
0
Kratky yöntemi desem, kaç kişi başını kaldırır da dinler acaba? Yani, hani şu hidroponik tarımın en basit hali var ya, işte onun adı bu. Düşünün bir, toprağa falan gerek yok; suyun üstünde bitki yetiştiriyorsun. Hadi canım, dediğinizi duyar gibiyim. Ama vallahi öyle. Bu işin ustası olan Kratky, demiş ki: "Kardeşim, niye bu kadar uğraşıyorsunuz? Alın bir su kabı, koyun içine bitkiyi, büyüsün gitsin." İşte bu kadar basit. Ama biraz daha detaya inelim mi?
Şimdi mesele şu: Su kabının üstüne bir tahta ya da köpük koyuyorsun, üstüne de bitkiyi yerleştiriyorsun. Ama işin sırrı suyun içinde saklı. O suyun içinde besinler var, bitki de onları emiyor. Yani saksının içine toprak yerine besinli su koymuşsun gibi. Peki bu su ne kadar önemli? İşte burası önemli, çünkü suyun içindeki besin miktarı, bitkinin gelişimi için kritik. Yani suyun eksilmesine izin vermemek lazım, anladın mı?
Peki, her bitki bu yönteme uygun mu? İşte burada biraz kafa karışıklığı başlıyor. Mesela marul, fesleğen, hatta domates bile bu yöntemle harikalar yaratabiliyor. Ama köklü bitkiler, ağzına kadar suya boğulmak istemez tabii. O yüzden ince eleyip sık dokumak lazım. Kısacası, bitkini tanı, suyunu ayarla, gerisini doğaya bırak.
Şimdi, bu işin püf noktalarından biri, su seviyesini dikkatli ayarlamak. Bitkinin kökleri suyun içinde kalmalı ama nefes alacak kadar da boşluk bırakmalı. İşte bu dengeyi bulmak, Kratky'nin sırrı. Yani suyu ne çok doldur ne de çok eksik bırak. Ah ama ne diyeyim, işte tam burada işler karmaşıklaşabiliyor. Ama korkma, deneye yanıla öğreneceksin.