Hakan A
Üye
Puanları
0
Çözümler
0
Kahverengi ve yeşil, kompost yaparken en çok duyacağınız terimler. Ama kimse size, bu işin aslında ne kadar ince bir denge gerektirdiğini söylemez. İşin püf noktası nedir diye sorarsanız, oranlar derim. Yanlış oranlar, kompostunuzu bir çöp yığınına dönüştürebilir. Evet, yanlış duymadınız, çöp...
Peki, bu kahverengi ve yeşil meselesi nedir? Kahverengi, karbon açısından zengin materyaller; yapraklar, dallar, saman. Yeşil ise azotla dolu; çim, sebze artıkları, kahve telvesi. İkisinin de ayrı görevi var. Ama işin sırrı, bu ikisini doğru bir şekilde karıştırmakta. Yani, kahverengi ve yeşili belirli bir ölçüde birleştirmek zorundasınız. Biraz fazla kahverengi koyarsanız, kompost yavaşlar. Yeşili fazla kaçırırsanız, işte o zaman... Burun tıkanacak!
Herkesin aklındaki soru: "Ne kadar kahverengi, ne kadar yeşil?" Altın oran, üç kahverengi, bir yeşil. Ama her şeyde olduğu gibi, burada da denemeden olmaz. Kendi bahçenizin kahramanı sizsiniz, deneyin, yanılın, öğrenin. Hata yapmaktan korkmayın. Çünkü kompost, doğanın kendi kendine yenilenme sanatı. Bazen biraz yeşil lazım, bazen biraz kahverengi. Ama kimse size 'şunu yap, bunu yap' demeyecek.
Etrafta dolanan rivayetler var. Mesela, "Kompost karışımına kesinlikle et koyma!" diyenler var. Doğru, ama nedenini bilmeden, sadece duyduğunuz için yapmayın. Et, zararlı bakterileri çekebilir. Ama doğru oranlarla, o da komposta dahil olabilir. Yani, biraz cesaret, biraz araştırma, biraz da deneme yanılma.
Sonuçta, kompost yapmak bir sanat. Herkesin kendi tarzı var. Kendi karışımınızı oluştururken, biraz sezginize güvenin. Ve unutmayın, doğa da deneme yanılma ile öğrenir, siz de öyle...