Neler yeni
Organik Bahçecilik Paylaşım Forumu - Sebze.net

Topluluğumuzun bir parçası olmak için hemen ücretsiz hesabını oluştur! Giriş yaptığında, kendi konularını ve gönderilerini ekleyerek siteye katkıda bulunabilir, ayrıca özel gelen kutun aracılığıyla diğer üyelerle bağlantı kurabilirsin. 📌

Balkon Sebzeciliğinde Gübreleme Takvimi: Sıvı Gübre Mi Katı Solucan Gübresi Mi?

Puanları 3
Çözümler 0
dezgo_8k_69d308e60ceb3.jpg


Hikaye öyle başladı ki, bir sabah uyandığınızda balkonunuzun minik bir ormana dönüştüğünü hayal ediyorsunuz. Fesleğenlerin kokusu, domateslerin kırmızı parıltısı ve biberlerin davetkâr yeşili... O an, bir şeylerin eksik olduğunu fark ediyorsunuz. Toprak, daha fazlasını istiyor. Peki, o daha fazlası nedir? İşte bu noktada, sıvı gübre mi yoksa katı solucan gübresi mi diye düşünmeye başlıyorsunuz.

İlk başta sıvı gübreler kulağa daha pratik geliyor, değil mi? Şişeyi al, biraz suya karıştır, hop toprak üzerine dök. Ama bir yandan da merak ediyorsun, "Acaba bu kadar basit mi?" Balkon bahçeciliği biraz da sabır işi, biliyorsun. Hemen sonuç beklemek bazen hayal kırıklığına yol açabilir. Ama sıvı gübrenin hızlı etkisi de yok değil hani...

Öte yandan, solucan gübresinin adı bile bir başka. Doğallığın simgesi adeta. Toprağa karıştığında, o minik kahramanların işini nasıl yaptığını hayal etmek bile insanı heyecanlandırıyor. Her şeyin doğal akışında ilerlemesi, balkon bahçeciliğinin ruhuna uygun değil mi zaten? Ama işte o koku... Bazı zamanlar için biraz fazla olabilir.

Şimdi, bir an durup düşünüyorsun. Belki de her ikisini birden denemek en iyisi? Neden olmasın? Sabahları sıvı gübreyle güne merhaba deyip, hafta sonları solucan gübresiyle toprağı şımartmak... Hem toprak hem de bitkilerin için bir çeşit ziyafet. Her şeyin dengede olması gerektiğini söylüyor iç sesin. Balkon bahçeciliği de böyle bir şey değil mi zaten? Bir denge meselesi...

Her ikisinin de artıları ve eksileri var, tıpkı hayattaki diğer her şey gibi. Ama sonunda önemli olan, kendi balkon cennetini yaratırken hangi yöntemin seni daha mutlu ettiğini bulmak. Çünkü en nihayetinde, bu minik yeşil dünya senin eserin. İşte bu yüzden, biraz denemek, biraz yanılmak ve belki de en önemlisi, her anın tadını çıkarmak...
 
Geri
Üst