Topluluğumuzun bir parçası olmak için hemen ücretsiz hesabını oluştur! Giriş yaptığında, kendi konularını ve gönderilerini ekleyerek siteye katkıda bulunabilir, ayrıca özel gelen kutun aracılığıyla diğer üyelerle bağlantı kurabilirsin. 📌
Güncel olmayan bir tarayıcı kullanıyorsunuz. Bu web sitesini veya diğer web sitelerini doğru şekilde göstermeyebilir. Yükseltmeli veya bir alternatif tarayıcı kullanmalısınız..
Sebzeleri yıkamadan saklamak diye bir şey duydunuz mu? İşte ben de ilk duyduğumda şaşırmıştım. Malum, alışkanlıklarımız var. Çamurla, toprakla uğraşmış sebzeleri dolaba koymak pek aklımıza yatmaz. Ama işin aslı biraz farklı olabilir, bir düşünün.
Öncelikle, sebzeleri yıkamak aslında onların...
Buzlukta saklanan sebzelerin o rahatsız edici kokusunu bilmeyen yoktur. Her açılışta burnunuza gelen o tuhaf koku... Peki, bu kokudan nasıl kurtulabilirsiniz? Kimi zaman bir arkadaşa dert yanmışsınızdır, "Abi, dolabı açtım, yine o koku!" diye. Aslında çözümü düşündüğünüzden daha basit olabilir...
Kurutulmuş biber ve patlıcanlar... Güzel mutfaklarımızın olmazsa olmazı. Ama ne zaman ki o minik haşereler işin içine karışıyor, işte o zaman tadımız kaçıyor. Peki, bu davetsiz misafirlerden nasıl kurtulabiliriz? İşte bir öneri: Defne yaprağı.
Biliyor musunuz, defne yaprağı sadece yemeklere...
Akşam vakti, güneş yavaş yavaş ufukta kaybolurken, tarladan yeni toplanmış domateslerle dolu kasalar yan yana dizilmiş. Koca bir günün yorgunluğu çiftçilerin yüzlerinden okunuyor. Peki, bu taze domatesler hemen soğutulmalı mı, yoksa biraz dinlenmelerine izin vermeli miyiz? İşte burada devreye...
Akşamüstü güneşi yavaş yavaş kaybolurken, çay saati için hazırlanan sofralar göz kamaştırıyor. Bir düşünsenize; bahçenizden topladığınız taptaze domateslerle süslenmiş bir salata, el yapımı zeytinler ve sıcacık ekmeklerle dolu bir masa... İşte tam da bu yüzden, "Bahçeden Sofraya Sunum...
[Hepimiz bitkilerin, doğanın sunduğu mucizelerle dolu olduğunu biliriz. Bahçemizde yeşeren taze naneler, mis kokularıyla ruhumuzu okşar. Ancak onları kuruturken o taze yeşili kaybetmemek, işte mesele bu! Düşünsenize, hasat ettiğimiz nanelerimizi düzgün kurutamazsak... Gölge mi güneş mi, işte tüm...
Gece yarısına doğru, göz kapakları bir türlü ağırlığını koyamıyorsa, işte o an devreye giriyor bu mucizevi otlar. Melisa mı, pasiflora mı, derken bir bakmışız ki, elimizde bir fincan sıcak çay. Melisa'nın narin yaprakları, limon kokusuyla rahatlatır zihni. Bir yudum, belki iki... Derken...
Doğanın müthiş döngüsünde, her bir meyvenin büyüme hikayesi aslında bir sırla başlar. Bahçenin köşelerinde, dalların arasında saklanan o küçük yeşil tomurcuklar, zamanla olgunlaşacak mıdır? Yoksa onlar da diğerleri gibi... Evet, bir yandan da aklımıza gelen o soru: Meyveler neden bazen bu kadar...
Bir düşünün, şehir hayatı tüm hızıyla akarken, beton yığınları arasında yeşilin huzurunu bulmak... İşte burada devreye giriyor topraksız tarım. Marul yetiştirmek için toprağa mı ihtiyacımız var? Tabii ki hayır! Evinizin bir köşesinde küçük bir düzenekle kendi marul bahçenizi kurabilirsiniz. Hani...
Toprak, üzerinde yürüdüğünüzde ayaklarınızın altında hissettiğiniz o yumuşak dokudan ibaret değil. Toprak sıkışması, bu doğal örtünün altında yatan karmaşık bir süreç. Kimi zaman çiftçiler, bahçelerine girip çıktıklarında ya da traktörlerle tarlalarını sürdüklerinde, toprağın sıkışmasına neden...
Siyah tohumlar, yani nigella, mutfakta küçük bir mucize gibi. Bir avuç dolusu bu küçük taneli tohumlar, şifa dolu hikayelerle dolup taşıyor. İnsanın aklına şu soru geliyor: Bu kadar küçük bir şey, nasıl bu kadar büyük bir etkiye sahip olabilir? Belki de doğanın bize bir hediyesi, belki de...
Doğanın mucizeleri, bazen evimizin bahçesinde gizlenmiş olabilir. Şöyle bir hayal et, her şey sessiz, huzurlu ve birden o minik kemirgenler beliriyor. Farelerle baş etmek için kimyasal maddelere başvurmadan önce, belki de çareyi bitkilerin gücünde aramalıyız. Nane ve okaliptüs yağı, bu noktada...
Bahçeye adım attığınızda karşılaştığınız manzara sizi dehşete düşürüyor, değil mi? O dağınık hortum yığını, bir türlü durdurulamayan kaosun simgesi gibi. Bahçedeki dağınıklığın çözümü gerçekten hortum makarasında mı saklı? Belki de sadece bir yerden başlamak gerekiyor, kim bilir. Hortum...
Kim sevmez ki şehirde küçük bir vaha yaratmayı? Balkon bahçeciliği, bunu yapmanın en güzel yollarından biri. Ama dikkat et, saksıları yerleştirirken ağırlık hesabını yapmayı ihmal etme. Balkonun taşıma kapasitesini aşmak istemezsin. Hani, şu saksıların ağırlığı var ya, işte o aslında...
Ev yapımı meyve pestili ve lokum maceram, bahçedeki ağaçlarla başlıyor. Elma, armut, erik… Hangisini seçeceğime karar vermek bazen zor oluyor. Ama ağaçtan yeni kopmuş bir meyvenin kokusu her şeyin önüne geçiyor. Bahçede dolaşırken içime çektiğim o taze koku var ya, işte o an her şeyin...