Tarımcı Kültür
Fide
Puanları
1
Çözümler
0
- #1
Konu Sahibi
: Tarımcı Kültür
Bir tarlaya, bir bahçeye gönül veren bilir ki toprak, can suyu kadar sevgi de ister. İşte tam bu noktada hayvan gübresi devreye girer. Ancak, yanmamış gübre öyle bir şey ki... Biraz dikkatsizce kullanıldığında bitkiyi adeta ateşe verir. Peki neden? Çünkü yanmamış gübre, içindeki yüksek amonyak ve asidik bileşiklerle toprağın dengesini alt üst eder. Bitkilerin kökleri, o sıcak sevgi yerine, beklenmedik bir yanma hissiyle karşılaşır.
Kimi zaman düşünmeden hareket ederiz. "Aman canım, bu kadar da olmaz" deriz. Ama yanmamış gübrenin bitkilere olan etkisi böyle söz dinlemez. Aklımızın bir köşesinde tutmalıyız ki gübre, tıpkı bir çiçeği sulamak gibidir; ölçüsüz ve hazırlıksız bırakılmamalıdır. Yanmış gübre, toprağa karıştığında besinlerle dolup taşar, ama yanmamış olanı bitkiyi yakar. Sanki bir deniz feneri gibi, doğru yolu göstermek gerekir.
Üç ay beklemek, gübreyi kendi haline bırakmak, bu işin en önemli sırrı. Doğanın kendi ritmine ayak uydurmak. Doğanın kendi sürecinde yanıp kül olmasına izin vermek gerek. Gübrenin yanmasıyla, zararlı bileşikler salınır, toprağın dostu olan mineraller açığa çıkar. İşte o zaman bitkiler, köklerinden dallarına kadar sağlıkla büyürler. Aceleye getirmek yerine, doğanın sabrını örnek almak gerek.
Bazen de merak ederiz, "Kim uğraşacak bunlarla?" diye sorarız kendimize. Ama biz, toprağı sevenler, bu işin bir parça sevgi, bir parça bilgiyle yapıldığını biliriz. Yanmış gübre, toprağın dostudur ama yanmamış olanı, düşman. Toprağın dilinden anlamak ve ona kulak vermek gerek. Doğru zamanda, doğru şekilde... İşte tüm mesele bu.